Haber Detayı
10 Ekim 2018 - Çarşamba 16:58 Bu haber 207 kez okundu
 
GRÜ 2018-2019 AKADEMİK YILI AÇILIŞI TÖRENLE YAPILDI
Giresun Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı Açılış töreni, 09 Ekim 2018 Salı günü düzenlenen bir törenle gerçekleştirildi.
Eğitim Haberi


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törene Rektör Prof. Dr. Cevdet Coşkun’un yanı sıra; Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hasan Koçyiğit, Belediye Başkan Vekili Ahmet Yusufağaoğlu, Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, İl Jandarma Komutanı J.Alb.B. Murat Yakın, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin il temsilcileri, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, GRÜ akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı.

GRÜ Akademik Yıl Açılış Törenine katılamadıkları halde tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül,  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Giresun Milletvekilleri Cemal Öztürk ve Necati Tığlı ile vali ve rektörlerden gelen mesajların okunmasının ardından üniversitemiz akademisyenlerinin hazırladığı müzik dinletisi gerçekleştirildi. Dr. Öğr. Üyesi Halis Gürkan Kırankaya ve orkestrasının sergilediği muhteşem performans ile dinleyenlerin kulaklarının pasını sildikleri müzik dinletisinin akabinde Öğrenci Konseyi Başkanı Muhammed Faruk Aktaş, öğrenciler adına bir konuşma yaptı.

“Bizler, bu ülkenin gençleri olarak köklü bir tarihin, kadim bir medeniyetin, zengin bir kültürün mirasçıları olduğumuzun idrakinde olan gençleriz” diyerek sözlerine başlayan Aktaş, Türkiye’nin  hem dışardan hem içerden hain emeller peşinde koşan örgütlerin hedef noktasında olduğunu bu nedenle birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Cevdet Coşkun GRÜ’nün geldiği noktaya ilişkin sayısal verilere yer verdiği konuşmasında şunları aktardı: “Çağımız bilim anlayışında, bilimsel bilgi hem erdem hem de güç olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla bilimle iştigal eden, bilim üreten toplumlar erdemli ve güçlü bireyler üretirler. Üniversiteler yaklaşık bin yıla yakın bir zamandır bilimsel bilginin üretildiği ana kurumlardır. Bu anlamda, gerek ülkemizin küresel güç olma, gerekse de 21. yy hedeflerine ulaşabilmesi için nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde üniversitelerimiz en önemli rolü üstlenecektir…

Öğrencilerimizin meslek seçimi konusunda kendilerine daha sağlıklı bir mihmandarlığa ve mentorluğa ihtiyacımız vardır. Yine akademik özgürlük, üniversitelerimizin gelişmesi için asla taviz verilmemesi gereken en önemli hususlardan biridir. Ayrıca, ülkemizin gelecekteki hedeflerine uygun olarak üniversitelerimizin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bu anlamda Cumhurbaşkanlığının himayesinde YÖK tarafından yürütülen Araştırma üniversitelerinin belirlenmesi ve Üniversitelerimizin Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması projeleri önemli adımlar olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda üniversitemiz almış olduğu senato kararıyla kendisine ihtisas alanı olarak Kanser tedavisi, Araştırmaları ve Onkoloji Rehabilitasyon Köyü Projesi olarak belirlemiştir. Bu projenin kabul edilmesi durumunda Üniversitemiz diğer alanlardan feragat etmeksizin bu alanda araştırmalarını yoğunlaştıracaktır…

Bu yıl ek kontenjanla gelenler dahil 32.200 (pedagojik formasyon öğrencileri hariç) öğrencimiz bulunmakta ve bu öğrencilerimizin yaklaşık 20.000’i de Giresun merkezdeki Gazipaşa ve Güre yerleşkelerinde eğitim görmektedir.

Ayrıca, toplamda 38 farklı ülkeden yaklaşık 1200 Uluslararası öğrencimiz, ilimizin dünyaya açılan kapısı konumundadır. Tüm çalışanlarıyla beraber Giresun Üniversitesi yaklaşık 35 bin kişilik büyük bir aile olduğunu ortaya koymaktadır.

Nicel parametrelerdeki yükselişe koşut olarak, son iki yıldır açıklanan tüm sıralamalarda üniversitemizin bir yükseliş trendi içinde olduğu görülmektedir. Öyle ki URAP sıralamalarında 2015-2016 yılı itibariyle Tüm Üniversiteler arasında 108., Devlet Üniversiteleri arasında 85., 2000den sonra kurulan üniversiteler arasında 38. Sırada olan Giresun Üniversitesi 208-2019 yılında Tüm Üniversiteler arasında 95., Devlet Üniversiteleri arasında 78., 2000den sonra kurulan üniversiteler arasında 33. Sıraya yükselmiştir. Bu başarıları sebebiyle üniversitemizdeki öğretim elemanlarını kutluyor, akademik olarak onları daha fazla destekleyeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Bu yükseliş trendinin önümüzdeki yıllarda kararlı bir şekilde devam edeceğine inancımız da tamdır.

Öte yandan Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırmasında (TÜMA-2018) Giresun Üniversitesi 2000den sonra kurulan üniversiteler arasında 13., Karadeniz bölgesindeki üniversiteler arasında da 2. olmuştur. Yine, Üniversitemiz İstatistik bölümü Devlet üniversitelerinde bulunan 22 bölüm arasında öğretim üyesi başına yayın, atıf ve h-index bakımından birinci, İslami ilimler Fak. DİKAP programı mezunlarımız KPSS başarı sıralamasında Türkiye 3.’sü, Eğitim Fak. PDR mezunlarımız ise Türkiye 10.’su olmuşlardır…

GRÜ olarak her öğrencinin bir öğretmen her öğretmenin de bir öğrenci olduğunu aklımızdan çıkarmadan bir yandan sahip olduğumuz birikimi öğrencilerimize aktarmaya gayret ederken bir yandan da kendimizi yenilemeye ve geliştirmeye devam edeceğiz. Bir yandan eğitim faaliyetlerini yürütürken diğer yandan, bilimsel sıralamalardaki yükselişimizi sürdürmek için da araştırma-geliştirme çalışmalarınızdan da taviz vermeyeceğiz. Bu bağlamda 2. OSB içinde 10 dönümlük arazi üzerinde bir Teknokent kurduk. Burada Teknokentin avantajlarından faydalanmak isteyen gerek özel girişimciler gerekse de öğretim üyelerimiz şirket kurup teknoloji transferi ya da üretimi yapabilecekler…

Törende kısa bir konuşma yapan Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, 2018-2019 Akademik Yılının hayırlı olması dilekleriyle sözlerine başladı. GRÜ’nün bu gün sayısal olarak önemli bir öğrenci potansiyeline sahip olduğunu ve bunun dikkate değer bir gelişme olduğunu söyleyen Sarıfakıoğulları, kendi öğrencilik hayatına ilişkin anılarını salondaki misafirlerle paylaştı. Eskiye nazaran günümüzde eğitim koşullarında önemli iyileştirilmelerin yapıldığını söyleyen Vali Sarıfakıoğulları, kız çocuklarının okutulup okutulmayacağının tartışıldığı bir dönemden yaklaşık 25 bin profesörden yarısının kadın olduğu bir döneme gelindiğini ve bunun memnuniyet verici olduğunu belirtti. Akademisyen, öğrenci ve bilim insanı sayısı ile önemli bir noktaya gelindiğini belirten Sayın Vali, Türkiye’ye dışardan sürekli müdahaleler olduğunun altını çizerek bu milletin ancak, okuyan ve kendisini geliştiren beyinlerle, kendi değerlerine de sahip çıkarak bu müdahalelere karşı çıkabileceğini söyledi.

Protokol konuşmalarının ardından kürsüye çıkan törenin onur konuğu Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Altınbaş, “Uluslararası Dengeler ve Türk Dış Politikası” başlıklı açılış dersini verdi.

Giresun Üniversitesinin yaptığı çalışmalara, özellikle uluslararası ilişkiler alanında periyodik olarak gerçekleştirilen sempozyum, çalıştay ve toplantılara aşina olduğunu ve takip ettiğini belirten Sayın Erhan, akademik açılış töreni münasebetiyle kendisini Giresun Üniversitesine davet eden Rektör Prof. Dr. Cevdet Coşkun’a teşekkür ederek sözlerine başladı.

Türk dış politikası oluşum süreçlerinde iki faktörün birbirinden ayrılması gerektiğini,  yapısal-ontolojik ve konjonktürel-periyodik faktörlerin dış politikanın şekillenmesinde önemli rol oynadığını belirten Çağrı Erhan,  yapısal faktörlerin Osmanlı döneminden bu yana neredeyse aynı şekilde devam ettiğini söyledi. Sayın Erhan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Periyodik faktörler, her dönem kendi dinamiğini oluşturan faktörlerdir. Her dönemin kendine has küresel, bölgesel ve iç siyasi bir takım dinamikleri vardır. Türk dış politikasını oluşturan dört temel unsur vardır. Bunlar; coğrafya, tarih, nüfus ve esas milli siyasi hedef yani çağdaşlaşma. Türkiye, coğrafi olarak önemli bir kesişme noktası üzerinde bulunduğundan yüzyıllar boyunca dış politikamız buna bağlı olarak gelişmiştir.”

Türkiye’nin bulunduğu coğrafya ve tarihi nedeniyle önemli bir misyonu da üstlendiğini dile getiren Erhan, Avrupa, Kafkasya ve Orta Doğu’da zulüm gören tüm Türklerin tek sığınak olarak gördükleri Türkiye’ye akın ettiklerini, bu misyonun hala devam ettiğini söyledi.

“Tarih çoğu zaman bir anahtar, bazen de sırtımızda bir yük olabilir” diyen Erhan, bunu aşmanın karşılıklı akademik etkileşimle mümkün olabileceğini vurgularken, tarihin objektif, vesikalara dayalı ve her türlü ötekileştirmelerden uzak yeniden yazılması gerekliliğine, Türkiye-Ermenistan ilişkilerini örnek göstererek vurgu yaptı.

Türkiye’nin bu gün daha milli bir dış politika izlediğini, diğer ülkelerle ilişkilerinde kendi dinamiklerini ön plana koyarak hareket ettiğini söyleyen Erhan, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze Türk dış politikasını çeşitli dönemlere ayırmanın mümkün olabileceğini ifade etti.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülke olarak daha çok ayakta durmayı amaçlayan Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası adını verdiğimiz bu ilk dönemin ardından, ikinci dönem olarak da ikinci dünya savaşının yaşandığı tarihlerin baz alınabileceğine vurgu yapan Erhan, 1946’dan 1964’e kadar  devam eden batıcı dış politika döneminin de üçüncü dönem olarak kabul  edilebileceğini söyledi.

1964-1987 yılları arasında geçen sürenin  Türk dış politikasında denge arayışı dönemi olduğunu belirten ve bunda ABD’nin  o yıllarda izlediği politikanın büyük etkisinin olduğunu söyleyen Çağrı Erhan şu şekilde devam etti: “Kıbrıs’daki Türklere yapılan haksızlığa daha fazla seyirci kalmak istemeyen Türkiye’nin adaya çıkarma yapmak istemesinin ardından, o döneme kadar tek silah tedarikçisi durumunda olan ABD, kendi silahlarıyla böyle bir harekata izin vermeyeceğini net bir şekilde belirtmiştir. ABD’nin bu yaklaşımı sonrasında Türkiye dış politikasında çok yönlü bir yol izleyerek, farklı ülkelerle daha kapsamlı bir siyaset yürütmeye başlamıştır. 1974’te gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatının ardından ABD’nin uyguladığı ambargo, Türkiye’nin bu yönde yeni adımlar atmasına neden olmuştur. 1987 sonrasında stratejik çok yönlülük dönemi, Türk dış politikasının ana eksenini oluşturmuştur…

Dış politikada tam bağımsızlık düşüncesinden hareketle yola çıkan Türkiye, kendi savunma sistemlerini oluşturmaya başladı. Türkiye’nin ekonomik ve askeri bağımsızlık için attığı her adımdan sonra önüne çeşitli engeller konmuştur… Bir çok gelişmenin önü kesilmiştir.  Şu an Türkiye, ekonomik açıdan da büyük bir mesafe kat etmiş durumdadır. Suriye’den gelen milyonlarca mülteciye de birçok batı ülkesinin aksine kapılarını açarak, Esad zulmünden onları korumuştur.”

Konuşmasını, salondaki protokol üyelerini ve diğer davetlileri selamlayarak sonlandıran Prof. Dr. Çağrı Erhan’a, günün anısına hazırlanan plaket  ve hediyeleri, Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Rektör Prof. Dr. Cevdet Coşkun takdim ettiler.

Davetlerini kırmayarak Giresun Üniversitesine gelen Çağrı Erhan’a teşekkür eden Prof. Dr. Coşkun, Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyeliğine atanmasından ötürü de kendisini tebrik etti.

Giresun Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı Açılış Töreni, Rektörlük Fuaye Salonunda düzenlenen kokteylin ardından sonra erdi.

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: GRÜ, 2018-2019, AKADEMİK, YILI, AÇILIŞI, TÖRENLE, YAPILDI,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Giresun
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 18.12.2018
Bugün
11° - 14°
Çarşamba
10° - 15°
Perşembe
11° - 13°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 18.12.2018
İmsak
06:05
Sabah
07:39
Öğle
12:30
İkindi
14:47
Akşam
17:09
Yatsı
18:35
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 5
<div class = "fb-comments" data-href = "http://yildizhaber.com.tr/haber--82723.html" data-numposts = "50" > </ div>
Haber Yazılımı
istanbul escort halkalı escort şirinevler escort
istanbul escort tuzla escort alanya escort kartal escort tuzla escort