301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
23 Mayıs 2019 - Perşembe 18:15 Bu yazı 84 kez okundu
 
BİR BAŞKA AÇIDAN ESKİ RAMAZANLAR…
Vahit Koç
vahitkoc3360@hotmail.com
 
 

Fazla değil, isterseniz bundan elli, ya da altmış yıl öncesine kadar gidelim.

 Yaşamış olduğumuz bu coğrafyada, saatin bu günkü gibi henüz yaygın olmadığı, bir köy veya mahallede saat denilen aracın bir iki kişide bulunduğu… Direk “saat kaç” değil de, önce “saatin var mı” diye söze girildiği… Hatta olmadı, şehirlerde bu ihtiyacın belli meydanlarda kurulan meydan saatleri üzerinden giderildiği dönemlerde… Acaba sahur vakti nasıl ayarlanırdı, diye sorsak…

O dönmeleri yaşayan bir çok büyüğümüz, farklı farklı metotları dile getirecektir.

Belki bize garip gelecek ama kimisi horozun ötmesini sahur vaktinin girdiğinin işareti olarak görürken, kimisi akşamdan tembihlediği komşusunun geceleyin seslenmesini uyana bilme aparatı olarak anlatacak. Kimisinden de pencere aralıklarından sızan belli belirsiz ışık sayesinde sahur vaktinin bittiğinin ve şafağın söktüğünün anlaşılmasının, geçmişte kullanılan bir yöntem olduğunu dinleyeceğiz.

Gerçekten de o zamanlar çocuktuk. Her halde evde bir saat olmadığı için annem veya babamın gece uyanıp pencereden bakmak suretiyle sahur zamanını kestirmeye çalıştıklarını hatırlıyorum. Çoğu zaman da pencereden sızan hafif aydınlıkla yarış eder gibi hızlıca yemek yediklerini …  Oruç tutmamamıza rağmen onların bu telaşına bizlerinde ortak olduğunu hiç unutmuyorum.

Sonraları Ramazan geliyor diye alınan çalar saat imamdan öğrenilen imsak vaktine göre ayarlanıp kurulurdu. Ve bu sayede sahura kalkamayıp orucu kaçırma veya sahur yemeden oruç tutma sıkıntısı ortadan kalkmış oldu. 

Sonraları köyün camisine kurulan hoparlör sistemi durumu daha da kolaylaştırdı. Fakat bu sefer de, gördüğümüz kadarıyla imamların işi zorlaşmıştı.

O zamanlar imamlar sahur vaktinin bittiğini sala okumakla ilan ederlerdi. Sala okunduktan bir müddet sonra da sabah namazı için ezan okurlardı. Bu, sala ve ezan arasında epeyce bir zaman olurdu. Bu durum içimde, imamların işinin Ramazan ayında ne kadar zor olduğuna dair bir duygu oluşturturdu.

Öyle ya, Teravih…  Sahurun bitişini ilan… Bir müddet sonra da sabah ezanı…

 Gelelim günümüze. Herkeste ve her yerde saat var.  Sahur vakti veya sahura kalkmak ile ilgili bir sıkıntı, bir zorluk yok. Hatta öyle ki, saat üzerinden sahur vaktini nasıl uygun görüyorsak ona göre ayarlaya biliyoruz.

Peki bir de şöyle düşünelim. Farz edelim ki günümüzde saat denilen bir şey yok. Ya da biz, saatin çok nadir olduğu seksen yüzyıl öncesindeyiz. Öyle bir zamanda, karanlığın farklı olmadığı, gecenin saat 10’u ile saat 3’nü ayırt etmemizi sağlayacak ne var?

 Yani gecenin yarısı mı, sabaha karşı mı nasıl anlayacağız?  Ya da çok kısaca, Sahur vaktinin bitiğini, herkesin fark edebileceği şekilde şafağın söktüğünü gözümüzle görmenin dışında anlayabileceğimiz başka bir ölçümüz var mı?

Evet! En nihayetinde gecenin hangi vaktinde olduğumuzu anlamanın, özellikle sabaha ne kadar yakın olduğumuzu anlayabilmenin en gerçekçi yolu gecenin bittiği, günün başladığı o vakte  şahit olduğumuz andır.

Peygamberimize yöneltilen “ne zamana kadar yiyelim içelim ey Allah’ın Resulü” sorusuna Allah, peygamberi aracılığı ile tüm insanları, tüm zamanları ve tüm Dünya coğrafyasını kapsayacak şekilde cevabını vermiştir. Gecenin karanlığının bitişinin, günün de aydınlanmaya başladığının hissedildiği zamana kadar… Yani “beyaz iplik siyah iplikten ayrılıncaya” kadar… (Bakara 187)

İsterseniz günümüz sahur vaktinde dışarıya bir de bu gözle bakın. Ortalığın ne kadar sonra aydınlanmaya başladığını göreceksiniz.

Onun için dedim…  Eski ramazanlara bir de bu açıdan bakalım…

Zaman ne kadar hızlı değişiyor…  İbadet zamanları bile…

 

 
Etiketler: BİR, BAŞKA, AÇIDAN, ESKİ, RAMAZANLAR…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
RAMAZAN AYINDA SABAH NAMAZININ VAKTİ
ORUÇ İBADETİNİN MAGAZİNLEŞTİRİLMESİ
1 MAYIS İŞCİ BAYRAMI
ŞEHİTLERİN YOL GÖSTERİCİLİĞİ NASIL OLUR?
ŞEHİT VE ŞEHİTLİK KAVRAMINDAN NE ANLIYORUZ?
RESMİN DERİNLİĞİNE BAKMAK…
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (DEVAM IV SON)
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (DEVAM III)
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (DEVAM II)
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (I)
YILBAŞININ ARDINDAN ZİHİNLERE TAKILANLAR
YÜREK DİLİYLE KONUŞABİLSEK…
ATATÜRK’Ü GERÇEK MANADA TANIYABİLMEK… (II)
ATATÜRK’Ü GERÇEK MANADA TANIYABİLMEK… (I)
KAŞIKÇI CİNAYETİNİN HATIRLATTIKLARI
BOŞALAN TOPRAKLAR VE YOK OLUP GİDEN MİLLETİN EFENDİLİĞİ
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİ YILINA GİRERKEN
YİNE BİR BAYRAM ARİFESİNDEYİZ
BU GÜN, GÜNLERDEN KUDÜS!
DEİST GENÇLİK MESELESİ
10 MUHARREM (AŞURA) GÜNÜNDE HZ. HÜSEYİN’DEN SÖZ ETMEMEK
FINDIKLA İLGİLİ BİR İKİ KELAM DA BİZ EDELİM DEDİK...
KUR'AN'IN NURUYLA BU DÜNYAMIZIN DEĞİL DE KABRİMİZİN PİR-NUR OLMASI
ÖNCE TOPLUMDA KÖPÜRTÜLEN OLAYLAR, ARDINDAN DA DEVREYE SOKULAN TERÖR EYLEMLERİ
FASIKLAR HZ. MUHAMMED (SAV) DÖNEMİNDE Mİ KALDI?
BU GÜNKÜ MÜTTEFİKLERİMİZ VARKEN BAŞKA DÜŞMAN ARAMAYA GEREK VAR MI?
ALLAH'IN DİNİYLE ALLAH'IN YARATTIĞI İNSANLARI BULUŞTURABİLMEK
BEN BU AMERİKAYI HİÇ SEVMİYORUM
HAYIR DEDE... "MAVİ DEĞİL BLUE BLUE"
HZ. HÜSEYİN VE CHE GUEVARA
KUR'AN'IN EN GÜZEL ŞEKİLDE TELAFFUZU MU, ANLAŞILIP YAŞANILMASI MI?
ANNE BABALAR OLARAK ÇOCUKLARIMIZA OLAN SEVGİMİZİ İFADE EDEBİLMEK...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Giresun
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 01.08.2019
Bugün
23° - 29°
Cuma
23° - 29°
Cumartesi
22° - 28°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 01.08.2019
İmsak
03:29
Sabah
05:15
Öğle
12:40
İkindi
16:32
Akşam
19:52
Yatsı
21:29
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 5
<div class = "fb-comments" data-href = "http://yildizhaber.com.tr/haber--82723.html" data-numposts = "50" > </ div>
Haber Yazılımı