301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
04 Nisan 2019 - Perşembe 18:18 Bu yazı 221 kez okundu
 
ŞEHİTLERİN YOL GÖSTERİCİLİĞİ NASIL OLUR?
Vahit Koç
vahitkoc3360@hotmail.com
 
 

Şu yaygın bir kanaattir. Dünyada ne kadar insan varsa o kadar da doğru var. Herkes kendini doğru yolda görür, doğru yol üzere olduğunu zanneder. Ve yine kendini yönlendiren, kendine yol gösteren aklının en gerçekçi akıl olduğuna inanır. Aklı her ne kadar arzu ve isteklerinin baskısı altında kalmış ve bir takım sevimli görünen nesnelerin ve unsurların ardına takılmış olsa da…

 Bu durum herkese açık olan bir gerçek gibi göründüğü için Allah bize Fatiha suresi üzerinden şöyle bir kapı aralamış. Diyor ki “Şöyle deyin:  Rabbim!  Bizi doğru yoluna ilet. Nimet verdiğin kullarının yoluna…”

Yolu, üzerinde yürüyeni olmaksızın soyut bir şekilde tarif etmiyor. Yolun yolcuları var… Bu yolcular kendilerine “nimet” verilenler…  

Bu nimet verilen kullar da bizim için yeteri kadar açık olmaya bilir. Belki de bu yüzdendir ki Nisa suresi altmış dokuzuncu ayette herkesin anlayabileceği şekilde açık ediliyorlar.

Peki, kim bunlar?

 Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler ve Salihler…

Biz burada, bu sefer şehitleri öne çıkarıyoruz…  Şehitler… Yol gösterici özellikleri olan seçkinler topluluğunun bir gurubu…

Büyük ideallerin, ulvi davaların fedakar insanları… Durdukları yer itibarıyla, bu uğurda feda ettikleri kanları ve canları itibarıyla ardından gelenlere nerede bulunmaları gerektiğini, hangi yolu takip etmeleri gerektiğini açık açık işaret etmektedirler.

Bu aziz insanlar hiçbir zaman düştükleri yerde çakılıp kalmamışlar… Ne kadar tarihin derinliklerinde olurlarsa olsunlar yaşadıkları o zaman diliminde hapsolmamışlar…  Hep canlı olmuşlar. Arkalarından, fedakarlıkları üzerinden hep anılır olmuşlar… Ve yüreklerde yaşatılmışlar…

Nasıl ki, binlerce yıl önceki insanların kullanmış olduğu eşyalar, araç, gereçler toprağın içinde saklanarak günümüze kadar ulaşabilmişlerse, binlerce yıl önceki bitkiler tohumların içinde tüm özelliklerini koruyarak günümüze kadar gelebilmişlerse, belki de binlerce yıl öncesinin en ciddi sosyal olayları, hak ve hakikat mücadeleleri  de bu mücadelenin Hak  tarafında yer alan şehidin kimliği üzerinden, daha dünkü bir olaymış gibi günümüze aktarılmaktadır. Yani Şehit, Hak ve Batılın geçmişten günümüze gelen mücadelesini hiçbir zaman dilimini ve hiçbir toplumu atlamaksızın adeta yaşayarak, yaşatarak bu güne taşıyan aziz kahramanlardır.

Girişte ifade ettiğimiz “doğru yol” talebimizi iki duygumuz üzerinden takip edebiliyoruz. Ya aklımızı kullanarak - ki akıl bazen en basit menfaat ve çıkarların ardına düşerek yanlış yollara meyledebilir- y a da vicdanlarımızın ardına düşerek doğru yolu takip edebiliriz. Vicdanlar eğer varsa hep zalimlerin karşısında olmuştur. Ve her zaman haksızlığa uğrayan, zulmedilen ve haksız yere öldürülenlerden yana, şehitlerin yanında yer almış, şehitlerden yana tavır koymuştur.

Şehitler mazlumlardır. Onlar her zaman ve her devirde saldırıya uğramış, haksızlığa uğramış ve bu haksızlığı ortadan kaldırma mücadelesinde canından geçmiş insanlardır. Bu yüzden kararmamış vicdanları hep kendine çekmişler. Ve şehitler adeta “Hey! Ardımızdan gelenler!  Sakın yanlış yapmayın. Bu taraftan gelin!”  dercesine yürüdükleri yolu geriden gelenlere işaret etmişler.

İster Hz. Zekeriya üzerinden düşünün, İster Hz. Yahya, İster Hz, Hüseyin üzerinden. İsterseniz aç gözlü, sırtlan sürüsü gibi saldıran azgınlar karşısında top yekun canını feda eden iki yüz elli üç bin kişilik Çanakkale şehitleri üzerinden düşünün…  Ve bunlara bütün şehitleri de ilave edin. Sonuç değişmez.

Evet! Bir tarafta insana ve insanlığa tahakküm etmek isteyen Kabiller, Nemrutlar, Firavunlar, Ebu Lehebler ve Ebu Cehiller olmuş… Bir tarafta da bunlara karşı insanlık tarihinin en asil duruşlarını ortaya koyan Habiller, İbrahimler, Musalar, İsalar ve Hz Muhammedler olmuştur. İşte şehitler de bu özel insanların arasında yer alabilme lütfuna nail olmuş insanlardır.

Selam olsun tüm şehitlere …

 

 
Etiketler: ŞEHİTLERİN, YOL, GÖSTERİCİLİĞİ, NASIL, OLUR?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
RAMAZAN AYINDA SABAH NAMAZININ VAKTİ
BİR BAŞKA AÇIDAN ESKİ RAMAZANLAR…
ORUÇ İBADETİNİN MAGAZİNLEŞTİRİLMESİ
1 MAYIS İŞCİ BAYRAMI
ŞEHİT VE ŞEHİTLİK KAVRAMINDAN NE ANLIYORUZ?
RESMİN DERİNLİĞİNE BAKMAK…
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (DEVAM IV SON)
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (DEVAM III)
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (DEVAM II)
“HAYDİ ÇOCUKLAR CAMİYE KAMPANYASI” VE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN HUSUSLAR (I)
YILBAŞININ ARDINDAN ZİHİNLERE TAKILANLAR
YÜREK DİLİYLE KONUŞABİLSEK…
ATATÜRK’Ü GERÇEK MANADA TANIYABİLMEK… (II)
ATATÜRK’Ü GERÇEK MANADA TANIYABİLMEK… (I)
KAŞIKÇI CİNAYETİNİN HATIRLATTIKLARI
BOŞALAN TOPRAKLAR VE YOK OLUP GİDEN MİLLETİN EFENDİLİĞİ
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİ YILINA GİRERKEN
YİNE BİR BAYRAM ARİFESİNDEYİZ
BU GÜN, GÜNLERDEN KUDÜS!
DEİST GENÇLİK MESELESİ
10 MUHARREM (AŞURA) GÜNÜNDE HZ. HÜSEYİN’DEN SÖZ ETMEMEK
FINDIKLA İLGİLİ BİR İKİ KELAM DA BİZ EDELİM DEDİK...
KUR'AN'IN NURUYLA BU DÜNYAMIZIN DEĞİL DE KABRİMİZİN PİR-NUR OLMASI
ÖNCE TOPLUMDA KÖPÜRTÜLEN OLAYLAR, ARDINDAN DA DEVREYE SOKULAN TERÖR EYLEMLERİ
FASIKLAR HZ. MUHAMMED (SAV) DÖNEMİNDE Mİ KALDI?
BU GÜNKÜ MÜTTEFİKLERİMİZ VARKEN BAŞKA DÜŞMAN ARAMAYA GEREK VAR MI?
ALLAH'IN DİNİYLE ALLAH'IN YARATTIĞI İNSANLARI BULUŞTURABİLMEK
BEN BU AMERİKAYI HİÇ SEVMİYORUM
HAYIR DEDE... "MAVİ DEĞİL BLUE BLUE"
HZ. HÜSEYİN VE CHE GUEVARA
KUR'AN'IN EN GÜZEL ŞEKİLDE TELAFFUZU MU, ANLAŞILIP YAŞANILMASI MI?
ANNE BABALAR OLARAK ÇOCUKLARIMIZA OLAN SEVGİMİZİ İFADE EDEBİLMEK...
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Giresun
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 01.08.2019
Bugün
23° - 29°
Cuma
23° - 29°
Cumartesi
22° - 28°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 01.08.2019
İmsak
03:29
Sabah
05:15
Öğle
12:40
İkindi
16:32
Akşam
19:52
Yatsı
21:29
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 5
<div class = "fb-comments" data-href = "http://yildizhaber.com.tr/haber--82723.html" data-numposts = "50" > </ div>
Haber Yazılımı