Yazı Detayı
03 Ekim 2016 - Pazartesi 18:26 Bu yazı 983 kez okundu
 
TİTANİK GEMİSİ'NİN BİLİNMEYEN SIRLARI
Caner Şahin
canerrsahin28@gmail.com
 
 
               Tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik, herkes tarafından bir deniz faciası nedeniyle tanınır. Oysa dev yolcu gemisinin ardında inanılmaz bir gizem saklı. Titanik’i batıran gerçekten bir buz dağı mıydı?
                Hiç kimse onun dünyanın en büyük kehanetlerinden birisini yaptığını bilmiyordu ve bundan kendisinin de haberi yoktu. Titanik faciasından tam 14 yıl önce neredeyse tüm olanları tesadüfen kaleme alan ve her şeyi bilen Morgan Robertson´du, Amerikalıydı ve 1861´de doğdu. Gençken denizciydi, sonra ise bir elmas eksperi oldu ve New York´da kuyumculuk yaptı. Daha sonra Kipling´in bir öyküsünü okudu ve yazar olmaya karar verdi. İlk öyküsü 25 $´a satıldı, daha sonra yazdığı 10 öyküden ise 1000 $ kazandı. Yazmak ona artık kolay ve kazançlı geliyordu. 1897 yılının bir kış gecesinde 24.Caddedeki dairesinde yeni bir deniz öyküsü yazmayı planladı.
Hayalinde dev bir yolcu gemisi vardı, asla batmayan bir gemi. Bir aşk teması üzerine kurulu olan öykünün kahramanları bu dev gemiye binip, İngiltere´den ABD´ye gidiyorlardı. Ama öykünün, hayali kahramanları beklenmedik bir sürprizle karşılaşacaklar ve bir deniz kazası ile batmaz denen gemi okyanusun dibine yollanacaktı. Robertson´un teması buydu, oturup yazmaya başladı ve öyküye iki isim verdi; "Futility" yani "Nafile" ve "Titan Kazası" bu gizemli romandan bir bölümü; "Titan"ın batış sahnesini okuyalım.
ROMANDAKİ GEMİNİN BATMA ANINDA GEÇENLER...
"Gözcü haykırdı; ´buzdağı! Birinci subay, kaptana haber verdi ve derhal makine dairesine tornistan yani geri git emri verildi. Fakat dev gemi durmuyordu, hızını kesmesi için zaman lazımdı ve sisler arasında görünen buzdağı yaklaşıyordu. Aşağıdan ise orkestranın ve eğlenen insanların sesleri duyuluyordu. Sonra buzdağı gemiye ulaştı, bu arada gemi ters çalışan pervanelerin gayretiyle yan dönmüştü ama yetersizdi ve kaptanla yardımcılarının çaresiz bakışları arasında buzdağı Titan´ın sancak tarafına çarptı. Darbe hafifti hatta pek hissedilmedi, kaptan o anda ucuz atlattık diye düşünüyordu. Ama birkaç dakika sonra gemi birden yan yattı, buzdağı asıl yarayı su kesiminin altında açmıştı, yara öldürücüydü çünkü uğursuz buzdağı Titan´ın bordasını jilet gibi keserek, parçalamıştı."
Daha sonra Robertson öyküye; gemi hızla su aldığını. Alarm verildiğini, filikaların indirilerek, önce kadınlar ve çocuklar bindirildiğini, yardım çağrıları yapılırken, Avrupa´nın en ünlü ve zengin ailelerinin mensuplarının birbirlerine ebediyen veda ederken, dev yolcu gemisi Titan’ın buzlu kutup sularına hızla gömüldüğünü anlatarak devam ediyordu.
İNANILMAZ KEHANET GERÇEKLEŞİYOR...
Robertson 1898 yılında öyküsünü küçük bir kitap olarak yayınladı. O dönemde istediği kadar satışa ulaşamamıştı. Ancak kitap onu yıllar sonra ölümsüz yapacaktı. Dünyanın en çarpıcı ve en dehşet verici kehanetini yazmıştı. Aradan 14 yıl geçti ve başka bir zamanda, asla batmaz denen dünyanın en lüks ve en büyük yolcu gemisi Titanik, İngiltere’nin Southampton limanından yeni dünyaya doğru denize açıldı. Sonra, 1912 yılında 14 Nisan´ı, 15 Nisan´a bağlayan gecede sisler arasından birden ortaya çıkan bir buzdağı batmaz denen Titanik’in katili olacaktı. Yukarda okuduğunuz Robertson´un romanındaki batış sahnesi aynen gerçekleşti. Sadece o kadar mıydı? Bakın Morgan Robertson Titanik´den 14 yıl önce yazdığı romanında daha neleri bilmişti;
Robertson´un romanının iki adından biri "Titan"dı, batan gemi ise "Titanik". Romanda gemi Southampton limanından yola çıkıyordu ve 14 yıl sonra Titanik de aynı limandan yola çıktı. Romandaki Titan 248 metre, Titanik 269 metreydi. İki geminin ağırlıkları da çok yakındı. Robertson romanında Titan´ı 70.000 ton ağırlığında yazmıştı; Gerçek Titanik ise 66.000 tondu. Her iki geminin de üç pervanesi vardı ve her ikisi de 3000’er yolcu taşıyorlardı. Gerek romandaki hayali Titan´a gerekse de gerçek Titanik´e Avrupa´nın sayılı zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi. Her iki gemide de; yeterince cankurtaran filikası yoktu; Robertson romanındaki gemide 24 filika bulunduğunu yazıyordu; Titanik´de ise 22 filika vardı ve bu yüzden can kaybı büyük oldu.
SONRA...
                Gerçek kazanın sonucunda 1517 yolcu boğularak öldü ve kayboldu. Aynen 14 yıl önceki romanda yazıldığı gibi... Robertson´un romanındaki Titan´da ise 1500 kişi ölüyordu. Baktığımızda, roman ve gerçeği asla batmaz denen gemiler, aynı yerden aynı yere yolculuk, aynı buzdağı ve aynı tür batış, birbirine çok yakın yolcu ve ölü sayısı ve geminin özellikleri. Hatta iki gemide batarken orkestranın ilahi çalmasına kadar birbirinin aynısı ve benzeri rastlantılar...
Titanik enkazı ne zaman bulundu?
Yıllarca aranan Titanik enkazı sonunda bir deniz bilimci Robert Ballard tarafından 1 Eylül 1985'te  yani kazadan 73 sene sonra keşfedildi. Titanik 3.657 metre derinlikte yatıyordu. 

 

 
Etiketler: TİTANİK, GEMİSİNİN, BİLİNMEYEN, SIRLARI
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Giresun
Çok Bulutlu
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
17° - 22°
Çarşamba
18° - 23°
Perşembe
18° - 23°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 21.05.2018
İmsak
03:06
Sabah
04:57
Öğle
12:30
İkindi
16:25
Akşam
19:51
Yatsı
21:32
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Haber Yazılımı
tuzla escort alanya escort kartal escort tuzla escort