Yazı Detayı
30 Eylül 2016 - Cuma 13:30 Bu yazı 815 kez okundu
 
YERYÜZÜNÜN EN ŞEYTANİ KATİL KADINLARI
Caner Şahin
canerrsahin28@gmail.com
 
 

Elizabeth Báthory (7 Ağustos 1560 - 21 Ağustos 1614) 
Macaristan asıllı seri katil Báthory, kendinden "Kanlı Kontes" olarak bahsettirmiştir. Kocası öldükten sonra büyücülükle uğraşmaya başlamıştır. At ve türevleri hayvanların kurban edildiği ayinlere katıldığı da söylenmektedir. 40 yaşına geldiğinde, yaşlanıp güzelliğini kaybedeceği telaşına düşen "Kanlı Kontes", bir gün hizmetkarı olan genç bir kızın saçlarını tararken canını acıtması üzerine ona öyle bir tokat atmıştır ki, genç kızın burnundan düşen bir damla kan Kontes'in eline damlamıştır. Kontes bu kanla, kızın gençliğini ve güzelliğini kendisine aldığını zannetmiş ve uşağına emir vererek kızın bütün kanını bir küvete doldurtup "kan banyosu" yapmıştır. Sonrasında iyice yoldan çıkan Kontes, 612 bakire kızı kaçırtıp, bu kızlara tepesinden asılı bir kafeste, işkence çektirmiş; kafesten akan kanlarla ise duş almıştır. Yaptıkları anlaşılan Báthory hücreye kapatılmış, 1614 yılında ise hücresinde ölü olarak bulunmuştur. Şizofreni hastası olan kontes, aynı zamanda Bram Stoker'in Dracula isimli romanının, III. Vlad'dan sonraki en büyük esin kaynaklarından birisidir.

 

Irma Grese (7 Ekim 1923 - 13 Aralık 1945) 
II. Dünya Savaşı sırasında Ravensbrück toplama kampı, Auschwitz toplama kampı ve Bergen-Belsen toplama kamplarında yaklaşık 30.000 kadın çalışanın sorumlusuydu. Irma Grese küçükken annesini intihar etmesinden dolayı kaybetmiştir. Okuduğu okulunu bırakmış ve hemşire olmak istemiş fakat olamamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi toplama kamplarına gardiyan olarak gitmiştir. Savaştan sonra Almanya yenilmiş; Grese ve bir avuç SS subayı kaçmak yerine kampta kalmayı tercih etmişlerdir. Toplama kamplarında işkence, zevk için öldürme, aç köpekleri insanlara saldırtma gibi suçlamalarla yargılanmakla beraber binlerce insanın gaz odalarına gitmesinden sorumlu tutulmuştur. Mahkemedeki yargılanma sırasında kampın komutanı Josef Kramer'den sonra en çok ilgiyi Grese çekmiştir. İşlediği savaş suçlarından dolayı idama mahkum olmuş, celladın yanlış hesaplamasından dolayı idam sehbasından düştüğü anda boynu kırılmamış, 3 dakika boyunca yavaş yavaş boğularak ölmüştür.

 

Ilse Koch (d. 22 Eylül 1906 - ö. 1 Eylül 1967)
Siyasi suçlu hapishanelerinin komutanı Karl Otto Koch'un eşi. Buchenwald Toplama Kampı'nda mahkumlara karşı sadist davranışları ve acımasızlığından dolayı "Buchenwald Cadısı" olarak ünlenmiştir. Dövmeli vücutlara düşkünlüğü ile tanınan Ilse Koch öldürttüğü esirlerin derilerindeki dövmeleri kesip (bazen de derileri kendisi süsleyip) çanta, eldiven, gece lambası, hatta işlemeli iç çamaşırı yapmıştır. Sachsenhausen Toplama Kampı'nda gardiyan ve sekreter olarak çalıştı. 50 bin cinayetten sorumlu olduğu gerekçesi ile ömür boyu hapis cezası verilmiştir. Eylül 1967'de hücresindeki demir parmaklığa bağladığı çarşaf ile kendini asarak intihar etmiştir.

 

Myra Hindley
"Çalı katilleri" olarak anılan Myra Hindley ve sevgilisi Ian Brady İngiltere'nin en çok nefret edilen çifti. Myra Hindley normal bir çocukluk geçirmişti ve kendini seven ve üzerine titreyen bir ailesi vardı. 17 yaşında okulu bırakıp dans derslerine başladı. İşte bu yıllarda içindeki canavar ruhu ortaya çıkaran Ian Brady ile tanıştı ve birlikte yaşamaya başladılar. Ian, Myra'yı, Hitler tayfasından Rudolf Hess'in anısına "Hessie" diye çağırıyordu. Komşuları çiftin Alman marşlarını ve Hitler'in nutuklarını dinlediğini söylüyordu. Ian ve Myra silah talimi yapıyor, birbirlerinin çıplak fotoğraflarını çekiyor ve ufak hırsızlıklar yapıyorlardı. Büyük bir banka soygunu yapma planları zamanla mükemmel bir cinayet işleme arzusuna dönüşmüştü. İlk kurbanları 1963 yılında öldürdükleri Pauline Reed oldu. Bundan sonra sayısı tam olarak bilinmeyen cinayetleri devam etti. Kurbanlarını genellikle Manchester'daki Saddleworth Moor bölgesindeki çalılıkların bulunduğu alana gömüyorlardı. Myra Hindley bir süre sonra tutuklandı ve valizindeki teyp kayıtları cinayet kanıtı olarak kabul edildi. 10 yaşındaki Lesley Ann Downey'i kaçırıp tecavüz eden, sonra pornografik pozlar vermeye zorlayan ve ardından işkence ederek öldüren cani ikili her şeyi kasede almıştı. Küçük çocuğun çığlıkları ve yakarışları mahkeme üyelerini bile gözyaşına boğmuştu. Fakat ikili konuşmadı ve kurbanlarından birçoğunun cesedi bulunamadı. 1987 yılında Myra kayıp olduğu sanılan 16 yaşındaki Pauline Reed ve 12 yaşındaki Keith Bennett'i de öldürdüklerini itiraf etti ve polislere cesetlerin bulunması için yardım önerdi. Pauline'in vücudundan kalanlar bulundu. Keith Bennett'in cesedi ise kayıptı. 36 yıl cezaevinde yattıktan sonra sonra 2002 yılında, 60 yaşındayken ölen Myra Hindley'ın adı İngiltere'de halen nefretle anılıyor. Öyle ki Myra adı 1960'lı yıllardan beri neredeyse hiç kullanılmıyor.

 

 
Etiketler: YERYÜZÜNÜN, ŞEYTANİ, KATİL, KADINLARI
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Giresun
Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 20.10.2018
Bugün
19° - 23°
Pazar
18° - 23°
Pazartesi
18° - 22°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Giresun

Güncelleme: 20.10.2018
İmsak
05:10
Sabah
06:36
Öğle
12:18
İkindi
15:16
Akşam
17:48
Yatsı
19:08
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 5
<div class = "fb-comments" data-href = "http://yildizhaber.com.tr/haber--82723.html" data-numposts = "50" > </ div>
Haber Yazılımı
istanbul escort tuzla escort alanya escort kartal escort tuzla escort