A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined offset: 0

Filename: controllers/Amp.php

Line Number: 37

Backtrace:

Dosya: /home/admin/web/yildizhaber.com.tr/public_html/application/controllers/Amp.php
Satır: 37
Fonksiyon: _error_handler

Dosya: /home/admin/web/yildizhaber.com.tr/public_html/index.php
Satır: 334
Fonksiyon: require_once

SİZ, DİN DEYİNCE NE ANLIYORSUNUZ?

SİZ, DİN DEYİNCE NE ANLIYORSUNUZ?

İnsanların din algısını, din anlayışını hep merak etmişimdir. Herkes kendince bir din anlayışı oluşturmuş ve bu anlayış üzerinden dünyadaki hayatını sürdürmeye çalışmakta. Kimisine göre din önce sağ elini veya sağ ayağını kullanmak...  Kimisine göre yatarken bildiği bütün duaları okumak. Kimisine göre, amacına ulaşabilmek için ne anlama geldiğini bilmediği, yüreği ile desteklemediği ifadeleri bilmem kaç defa tekrar etmek…  Belli zamanlarda, belli günlerde şu kadar rekat namaz kılmak… Kılınan namazın yüreklerde kök salıp Allaha yükselmesi yerine sayısal çokluğu ile işlediği günahların bastırılmasını amaçlamak… Allah’ı alacaklı gibi görüp namaz kılmayı  borç ödeme anlayışı ile eda etmek…  Hatta din veya dindarlık; bazı dünyalık beklentilerimizin zirve yaptığı sıralarda ölmüş kişilerin kabirlerinden yardım bile dilemek… Olmadı  onları yardıma çağırmak… Her ne kadar yaratanıyla pek muhabbeti yoksa da cuma günlerini kutlamak.  Diğer zamanlarda ibadet yapmasa da özellikle kandil gecelerinin ibadetlerini mutlaka kaçırmamak… Yine etrafımızdaki insanlara baktığımızda din onlar için, belki de hiç denenip sınanmayan bir kalbin temizliği ile övünmek… Allahın hoşnut olacağı hiçbir davranışı olmamasına rağmen, Ona inandığı düşüncesiyle kendini Cennetlikler arasında hayal etmek…  Bazıları için ise ölen yakınlarının ardından, ele aleme karşı dini bir merasim yapmak… Din veya dindarlık adına peygamberlerin bizlere tebliğ ettiği mesajları, yani onun elçilik görevi gereği yüreğinde taşıdığı ifadeleri yakalayıp anlamak yerine, sadece Onun dış görüntüsüne takılıp kalmak…   Olmadı, Rabbimizin bizlere hidayet etsin diye gönderdiği Kur’an’ın sırf harflerini telaffuz etmekle Onu gerçek manada okuduğumuzu zannetmek… Daha da ileri; Allah’ın dininden söz etmesi gerektiğinde Allah’ın kitabı üzerinden değil de sağdan soldan duydukları, işittikleri üzerinden dini anlatmak… Peki gerçekte dinden,  şöyle diyelim; İslam’dan anlamamız gereken ne olmalı? İslam, önce kişiyi kendi benliğindeki basit duygu, düşünce, heva ve heveslerin etkisinden, lüzumsuz ağırlığından kurtulmaya davet eder. Daha sonra, çevresinde birlikte yaşamış olduğu insanların ve toplumların doğru yoldan saptırıcı telkin, tuzakları ve zorbalıkları karşısında uyanık olmaya, dik durmaya ve diğer insanları da uyarmaya davet eder.  Toplumda, hatta tüm insanlık ailesi içerisinde zayıf düşürülmüş, hakları ellerinden alınmış, her türlü haksızlık ve kötülüklere maruz kalmış insanlara arka çıkmayı ister. Yer yüzünde her zaman varlıklarını sürdürmüş olan Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Leheb ve Ebu Cehiller karşısında dik durmayı, onlarla mücadelede pes etmemeyi emreder. Bu doğrultuda yürürken de kulunun ibadetler üzerinden kendisiyle bir muhabbet içinde olmasını ister… Esasında din kişinin, Allah’ın gösterdiği istikamet doğrultusunda yürümeye çalışırken içindeki ve dışındaki tüm baskı ve azgınlıklara karşı dimdik ayakta durma çabasıdır.