Prof. Dr. İbrahim Öztek
Köşe Yazarı
Prof. Dr. İbrahim Öztek
 

26 AĞUSTOS, TÜRK VE DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN ZAFERLER

  Tarihimizdeki en büyük iki zafer 26 Ağustos zaferleridir. Biri Malazgirt Meydan Savaşı Zaferi, diğeri Başkomutanlık Meydan Savaşı Zaferidir. Bu iki zafer Türk ve Dünya tarihini değiştirmiştir. Her ikisinin başında da Türk’ün en büyük komutanları yer almış, ya da tarih onlara destan yazan, tarihi değiştiren komutanlar unvanını yakıştırmıştır. Bu iki komutan da; Muhammed Alpaslan, ve Mustafa Kemal isimleri ile yüce peygamberimizin isimlerini taşıyorlardı.   Alpaslan beyaz atı üstünde, kefenim diye tarif ettiği beyaz giysileri ile “ben şehadet şerbetini içmeye gidiyorum" dediğinde ardından kırk bin Gazi yürüdü.  Alpaslan, kendi ordusundan neredeyse dört misli büyük Bizans ordusunu öğleden sonra başladığı ok yağmuru ve Turan taktiği uygulamalarıyla akşama doğru imha etmiş, başındaki Kral komutan Romen Diyojen’i esir almış sonra onu bağışlamıştır. Mustafa Kemal Paşa da, Sakarya isimli al atı üstünde; “Her karış vatan toprağı kanlarımızla sulanmadıkça kurtuluş yoktur, ya istiklal ya ölüm” diyerek, muhteşem emrini verdi: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri”. 26 Ağustos sabahı başlayan Büyük Taarruz, 27 Ağustos’ta tüm cephelerde devam etti. 28-29 Ağustos günleri ise yine bir Turan taktiği ile Yunan ordusu çevrildi. Kaçış yolları engellendi ve büyük bir kısmı imha edildi veya esir alındı. Esir edilenler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı. O da Mustafa Kemal Paşa tarafından bağışlandı. 30 Ağustos günü ise zafer tüm cephelerde kazanıldı. Kalan düşman ise Akdeniz’e doğru kaçıyordu.  Alpaslan’ın Muş ovasındaki bu büyük savaşı Sultanlık tepesinden yönettiği gibi, Mustafa Kemal Paşa da savaşı Zafer Tepeden yönetiyordu. Alpaslan; Bizans’la birlikte Bulgar, Slav, Gürcü, Ermeni ve Avrupalı Türk birliklerini yenerken, Mustafa Kemal Paşa da, Yunan’ı yok ederken, ülkeyi işgal eden Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya gibi itilaf devletleri ile onların kuyruğuna takılan Ermenileri de dize getiriyordu. Alpaslan, zaferden sonra; “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır” diyordu.  Beş yıl boyunca vatanın ırz, namus, şeref ve haysiyetine kastetmiş, yedi düvel denilen tüm düşmanlarından vatanı kurtaran Mustafa Kemal Paşa ise: “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar payidar/muzaffer kalacaktır” diyordu.  Türk milletinin kahramanları aynı genlerden gelmektedir. Bize kutsal miraslar bırakmışlardır. Görevimiz bu miraslara sahip çıkmak ve şanlı tarihimizin şanlı sayfalarını çoğaltmaktır. ZAFER HAFTAMIZ KUTLU OLSUN.  
Ekleme Tarihi: 27 Ağustos 2024 - Salı
Prof. Dr. İbrahim Öztek

26 AĞUSTOS, TÜRK VE DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN ZAFERLER

 

Tarihimizdeki en büyük iki zafer 26 Ağustos zaferleridir. Biri Malazgirt Meydan Savaşı Zaferi, diğeri Başkomutanlık Meydan Savaşı Zaferidir. Bu iki zafer Türk ve Dünya tarihini değiştirmiştir. Her ikisinin başında da Türk’ün en büyük komutanları yer almış, ya da tarih onlara destan yazan, tarihi değiştiren komutanlar unvanını yakıştırmıştır. Bu iki komutan da; Muhammed Alpaslan, ve Mustafa Kemal isimleri ile yüce peygamberimizin isimlerini taşıyorlardı.  

Alpaslan beyaz atı üstünde, kefenim diye tarif ettiği beyaz giysileri ile “ben şehadet şerbetini içmeye gidiyorum" dediğinde ardından kırk bin Gazi yürüdü. 

Alpaslan, kendi ordusundan neredeyse dört misli büyük Bizans ordusunu öğleden sonra başladığı ok yağmuru ve Turan taktiği uygulamalarıyla akşama doğru imha etmiş, başındaki Kral komutan Romen Diyojen’i esir almış sonra onu bağışlamıştır.

Mustafa Kemal Paşa da, Sakarya isimli al atı üstünde; “Her karış vatan toprağı kanlarımızla sulanmadıkça kurtuluş yoktur, ya istiklal ya ölüm” diyerek, muhteşem emrini verdi: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri”. 26 Ağustos sabahı başlayan Büyük Taarruz, 27 Ağustos’ta tüm cephelerde devam etti. 28-29 Ağustos günleri ise yine bir Turan taktiği ile Yunan ordusu çevrildi. Kaçış yolları engellendi ve büyük bir kısmı imha edildi veya esir alındı. Esir edilenler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı. O da Mustafa Kemal Paşa tarafından bağışlandı. 30 Ağustos günü ise zafer tüm cephelerde kazanıldı. Kalan düşman ise Akdeniz’e doğru kaçıyordu. 

Alpaslan’ın Muş ovasındaki bu büyük savaşı Sultanlık tepesinden yönettiği gibi, Mustafa Kemal Paşa da savaşı Zafer Tepeden yönetiyordu.

Alpaslan; Bizans’la birlikte Bulgar, Slav, Gürcü, Ermeni ve Avrupalı Türk birliklerini yenerken, Mustafa Kemal Paşa da, Yunan’ı yok ederken, ülkeyi işgal eden Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya gibi itilaf devletleri ile onların kuyruğuna takılan Ermenileri de dize getiriyordu.

Alpaslan, zaferden sonra; “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır” diyordu. 

Beş yıl boyunca vatanın ırz, namus, şeref ve haysiyetine kastetmiş, yedi düvel denilen tüm düşmanlarından vatanı kurtaran Mustafa Kemal Paşa ise: “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar payidar/muzaffer kalacaktır” diyordu. 

Türk milletinin kahramanları aynı genlerden gelmektedir. Bize kutsal miraslar bırakmışlardır. Görevimiz bu miraslara sahip çıkmak ve şanlı tarihimizin şanlı sayfalarını çoğaltmaktır.

ZAFER HAFTAMIZ KUTLU OLSUN.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.